fdee2074b2f766d9a06157d666a27a3e.jpg
a9822be854eb210a006bf31e2e2bdeda.jpg
ab7a872d3ffab169b186eeb6f6a626d8.jpg
dd8d8e13d86823a07c85e0205630742c.jpg
Köşe Yazıları

Bosna Hersek bölünebilir mi?

(0 oy)
on 03/03/2014

Bosna Hersek'te kamu çalışanları ve işçilerin maaşlarını alamamaları üzerine başlayan protestolar şimdilik durmuş gibi gözüküyor. Bu sükûnetten yararlanarak Bosna Hersek için yapılması gereken ne varsa acilen devreye sokulmalıdır. İlk etapta kamu çalışanlarının ve işçilerin maaşları ödenmesi gerekir ki; gösterilerin yeniden başlamasının önüne geçilmiş olsun. Başarılı bir habercilik örneği göstererek ve kısa zamanda Anadolu Ajansı'nı Balkanlar'ın en güvenilir haber kaynağı haline getiren Sarajevo Temsilcisi

Ömer Çetres'in olayları yorumlayan yazısında belirttiği gibi: 'Türkiye'de okurların 'Derviş ve Ölüm' adlı eseriyle tanıdıkları Bosna Hersekli ünlü edebiyatçı Mehmed Meşa Selimoviç, uzun yıllar önce Boşnak halkını 'Hiçbir şeyle ilgilenmeyen, etrafındaki olaylara umursamaz gözlerle bakan, fakat birden her şeyle ilgili olan, düzü tersine çeviren, sonrasında ise tekrar uykuya dalan' bir millet olarak tanımlıyor.'

Dikkat edilmesi gereken nokta burası 'uykuya dalmak ve tekrar uyanmak' duygusudur. Bu aşamaya gelinmişken Bosna Hersek'te barışı kuranların barışın sürdürülmesi için artık yeni sorumluluklar üstlenmesi gereklidir. Acil ekonomik yardımın yanı sıra siyasi ve idari yapıda hızlı bir şekilde reformlar devreye sokulmalı.

1995'te iç savaşın durdurulması ve barışın kurulması için yapılmış olan Dayton Anlaşması'nın aksayan yönleri ele alınmalı. Bunun için BM'nin öncülüğünde tarafların ve garantörlerin katılacağı bir uluslararası toplantı düzenlenmelidir.

Gelinen noktadan bakıldığında Dayton Anlaşması uzun bir ateşkes metnidir ve miadını doldurmuştur.

Neler yapılması gerekiyor: iki yapılı Bosna Hersek yönetimi tekleştirilmelidir.

Bosna Hersek'in devlet statüsü belirlenmeli. Ülke bir cumhuriyet mi, federal bir devlet mi, yoksa krallık mı? Ne?

Boşnak Hırvat Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti adı altında şekillendirilen iki yapılı modelin işlemediği görülüyor. Sorunun ana kaynağını bu durum oluşturuyor.

Boşnak Hırvat Federasyonu'nda etnik ve dini çoğulculuğa dayalı bir yönetim paylaşımı uygulanırken; Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde ise tek etnik temele dayalı yapı söz konusudur. Oysa Dayton Anlaşması'yla garanti altına alınan mültecilerin topraklarına dönüşü sağlanabilseydi aynı çoğulculuk Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde de sağlanmış olacaktı. Bosna Sırp Cumhuriyeti yöneticileri Boşnak ve Hırvat mültecilerin geri dönüşünü engelledikleri gibi; dönenlerin de can ve mal güvenliğini sağlamadılar.

Böylece bu güne kadar Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin siyasileri Sırbistan'ın da teşvikiyle başına buyruk ve karar alma mekanizmalarını tıkayan bir siyaset izlediler. Bunun sonucunda ülkede otorite tesis edilememiş, birlik sağlanamamış ve her an yeni çatışmaların ortaya çıkacağı bir vasat oluşmuştur.

Pazartesi günü Bosna Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milorad Dodik ve Sırp Demokrat Partisi Genel Başkanı Mladen Bosiç'in Sırbistan Başbakan Yardımcısı Aleksandr Vuçiç'le gelişen olaylar üzerine yaptıkları görüşmenin sonucunda Dodik'in açıklamaları dikkate değerdi.

Dodik açıklamasında 'Bosna Hersek bu krizi aşamaz, bölünmeye doğru kayıyor. Büyük bir Yugoslavya bile hayatta kalmayı başaramamışken, 'küçük Yugoslavya' bunu nasıl başarsın. Uluslararası toplumun yorulduğunu ve zaman içerisinde işleyen tarafı kabul edeceğini, Bosna Hersek'te işleyen tarafın ise Bosna Sırp Cumhuriyeti olduğunu' iddia etti.

Dodik'e şunu hatırlatmakta yarar var: merkezi yapıda siyasi, idari ve ekonomik alanda karar alınmasını, reformların yapılmasını, mültecilerin geri dönüşünü engelleyen kim? Bosna Hersek'i bir bütün olarak ele almayıp her fırsatta bölünmesine yönelik siyasi adımlar atan kim?

Bosna Hersek AB ve NATO'ya üyelik başvurusunda bulunmuş BM üyesi bağımsız bir ülkedir. Dodik'in siyasi manevraları sistemin işleyişini engelleyebilir, kargaşayı arttırabilir ama bölünmeyi sağlayamaz.

Öncelikle Hırvatistan ve Sırbistan Bosna Hersek'in bütünlüğüne dair güçlü bir siyası tavır ortaya koymalı. Ardından ABD, AB, Rusya ve Türkiye siyasi, yapısal ve ekonomik sorunların çözümü için acilen harekete geçmelidirler.

Kaos devam ederse Banja Luka'lı ünlü analist Svetlana Ceniç'in dediği gibi 'Bosna Hersek'i açlık bütünleştirecektir.'

Ne olursa olsun sosyal olayların sonuçlarını kestirmek mümkün değildir.

 

Son Düzenlenme Çarşamba, 05 Mart 2014 00:28
Dr. Süleyman Gündüz

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Süleyman Gündüz, 1961 Trabzon’un Çaykara ilçesinin Yenice köyünde dünyaya gözlerini açtı. İlk ve orta okulları okulu Dernekpazarı Tüfekçi Köyü İlk Okulunda tamamlayan Gündüz, eğitimine Affan Kitapçıoğlu Lisesi, Atatürk Üniversitesinde devam etti. Yüksek öğrenimini Erzurum’da Diş Hekimliği Fakültesinde 1982 (Lisans) ve 1989-91 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde devam etti. Daha sonra Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sosyoloji Yüksek Lisansını tamamlayan Gündüz,1983 yılından itibaren Sakarya’da serbest diş hekimi olarak çalışmaya başladı .

Web site: yenisafak.com.tr/yazarlar/SuleymanGunduz/Yazar-Arsiv
Yorum eklemek için giriş yapın