fdee2074b2f766d9a06157d666a27a3e.jpg
a9822be854eb210a006bf31e2e2bdeda.jpg
ab7a872d3ffab169b186eeb6f6a626d8.jpg
dd8d8e13d86823a07c85e0205630742c.jpg
Köşe Yazıları

Geleceğini arayan ülke: Ukrayna

(0 oy)
on 03/03/2014

Ukrayna'da Kasım ayından beri devam eden gösterilerde sona yaklaşıldı. Tarihte bu ülke Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Lehistan (Polonya) ve Çarlık Rusya'sı arasında paylaşılmış bir durumdaydı. Osmanlı Devleti ve Lehistan zayıflayınca Çarlık Rusya'sı Ukrayna topraklarının büyük bir kısmına el koymuştu.

 

I. Dünya Savaşı'nın ardından 1919'da Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. İlginç olansa; II. Dünya Savaşında Ukrayna halkının bir taraftan Hitler'in öte yandan da Stalin'in ordularına karşı savaşmasıydı. Savaş 6 milyona yakın insanın ölümüyle sonuçlandı ve buna rağmen ülke Sovyetler Birliği'nin yönetiminde kaldı.

Ukrayna, Sovyetler Birliğinin dağıtılmasında ve yerine Bağımsız Devletler Topluluğu'nun kurulmasında karar veren 3 ülkeden biriydi. 24 Ağustos 1991'de bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığa rağmen Rusya ülkeyi elinde tutmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Buna karşın AB de Ukrayna'yı üye ülkeler arasına almaya çalışıyor. Böylece Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Ukrayna Rusya ve AB arasında nüfuz mücadelesinin en yoğun yaşandığı bir ülke konumuna geldi.

Ukrayna seçimlerine gözlemci olarak katılmıştım. Gördüğüm siyasi manzara AB ile Rusya taraftarlarının eşite yakın oy oranına sahip olmalarıydı. Seçim sonuçlarını o günkü dünya gündemi, siyasi partilerin vaatleri ve ekonomik durum belirlemekteydi.

2004'de de bugüne benzer bir nitelikte halkın protestoları sonucu gerçekleşen Turuncu Devrimle ülkede AB ve NATO üyeliğine destek veren siyasi partiler yönetime gelmiş, böylece Rusya'nın nüfuzu geriletilmişti. Ukrayna, Turuncu Devrimle rotasını AB'ne çevirmişti.

AB'ne taraf siyasi partilerin yolsuzluk batağına sürüklenmeleri, ekonomiyi iyi yönetememeleri, AB'nin büyüsünü kaybetmeye başlaması ve Rusya'nın dünya siyasetine geri dönmesi dengeleri değiştirdi.

Rusya yanlısı siyasi partiler yeniden güven kazanmış oldular ve 2010'da yapılan seçimleri Rusya yanlısı Bölgeler Partisi'nin Genel Başkanı Viktor Yanukoviç kazanarak Cumhurbaşkanı oldu.

Rusya Ukrayna'yı yörüngesinde tutmak için ekonomik desteğini artırdı. Süreç zorluydu ve Rusya kendi güvenliği için son derece önemli gördüğü bu ülkeden vazgeçebilecek durumda değildi.

Her şey bu andan sonra başladı. Yanukoviç Cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk olarak 2004 anayasası değiştirildi ve yetkileri arttırıldı. Birey özgürlükleri daraltıldı merkezi yapı güçlendirildi ve muhalif parti lideri tutuklandı. Bardağı taşıran son damlaysa AB ile ticaret anlaşmasının imzalanmaması oldu.

İlk başta gösteriler şiddetten uzak büyük bir sükûnet içinde başladı. Dikkate alınmayınca gösterilerin dozu arttı ve özellikle ülkenin batısında kamu binaları işgal edildi. Cumhurbaşkanı muhalif liderlere yönetimde yer almalarını önerdi, onlar reddettiler ve başbakan ülkesinin çıkarlarını korumak için istifa etti.

Son günlerde olaylar çatışmaya dönüştü. Kiev'deki çatışmalarda 77 kişi öldü yüzlerce kişi yaralandı. Rusya'nın ABD ve AB'ne Ukrayna'nın içişlerine karışmamaları konusunda uyarmasına rağmen Cumhurbaşkanı Yanukoviç AB temsilcilerinin gözetiminde muhalefet temsilcileriyle uzlaşmak mecburiyetinde kaldı.

Uzlaşmanın sonucunda 48 saat içinde Devlet Başkanının yetkilerini sınırlayan 2004 anayasasına geri dönüş sağlanacak, 10 gün içinde ulusal birlik hükümeti kurulacak, gösterilerde tutuklananalar serbest bırakılacak, AB ile imzalanması gereken ticaret anlaşması AB'ne üyelik konsepti içinde yeniden ele alınacak ve Devlet Başkanlığı için erken seçime gidilecek.

Göstericiler Yanukoviç'e güvenmediklerini, anlaşmanın uygulanmaya sokulduktan sonra sokaklardan çekileceklerini açıkladılar.

Son olarak muhalefet lideri Yulia Tymoshenko, tutukluluğunun kaldırılması için meclise sunulan yasa kabul edildikten sonra serbest bırakıldı ve parlamento kararıyla Yanukoviç görevden alındı.

Gerilimin devamı ülkeyi bölünme aşamasına taşıyabilirdi.

Ukrayna Doğu-Batı arasında geleceğini arıyor. Bu durumda ilk raundu kimin kazandığını zaman gösterecek. AB daha avantajlı gözüküyor.

Rusya-AB arasındaki rekabet, etnik, mezhebi ve ekonomik sorunlara rağmen Ukrayna halkı demokratik bir kültüre sahip olduğunu gösteriyor.

Turuncu devrim ve son gösteriler demokrasinin çözüm gücünü ortaya koymuştur; o da seçimdir.

 

Son Düzenlenme Pazartesi, 03 Mart 2014 19:33
Dr. Süleyman Gündüz

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Süleyman Gündüz, 1961 Trabzon’un Çaykara ilçesinin Yenice köyünde dünyaya gözlerini açtı. İlk ve orta okulları okulu Dernekpazarı Tüfekçi Köyü İlk Okulunda tamamlayan Gündüz, eğitimine Affan Kitapçıoğlu Lisesi, Atatürk Üniversitesinde devam etti. Yüksek öğrenimini Erzurum’da Diş Hekimliği Fakültesinde 1982 (Lisans) ve 1989-91 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde devam etti. Daha sonra Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sosyoloji Yüksek Lisansını tamamlayan Gündüz,1983 yılından itibaren Sakarya’da serbest diş hekimi olarak çalışmaya başladı .

Web site: yenisafak.com.tr/yazarlar/SuleymanGunduz/Yazar-Arsiv
Yorum eklemek için giriş yapın